Kutlu Tamay Röportajı

– Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1973 Ankara doğumluyum. Yükseliş Koleji ve ardından Bilkent Üniversitesi’nden mezun oldum. 1995 yılında iş hayatına Ata Holding’e ait bir kuruluşta başladım, sonrasında 1997’de kendi firmamı kurarak duvar kağıtları ithalatı, satışı ve uygulaması konusunda 10 yıl çalıştım.
Bunun ardından Gayrimenkul Danışmanlığı, Halkla ilişkiler, Satış pazarlama konularında, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmalarda başarıyla üst / orta düzeyde yöneticilik yaptım ve halen de Türkiye’nin önde gelen Enerji firmalarından birinde Enerji Uzmanı olarak görev yapmaktayım. Bu süre zarfında, insan ilişkileri ve satış konusundaki kabiliyetlerimi fazlasıyla geliştirdim. Ankara cemiyet ve iş hayatı içerisinde oldukça aktif, sosyal ve görsel medyayı en aktif şekilde kullanmaya çalışan, gezdiği gördüğü yediği içtiği her yerden, konuştuğu her kişiden kendisine alıntılar yapan, dersler çıkartan ve bu birikimlerini de insanlarla paylaşmaktan keyif alan biriyim.

– Ankara Sosyal hayatı ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?
Ankara benim için çok önemli, doğup büyüdüğüm yer burası. Dolayısıyla tüm çevrem buradadır. Ankara’da yapacak bir şey yok diyenlere kesinlikle katılmıyorum, şahsen ben yapacak birçok şey bulabiliyorum. Gece hayatı hareketli, açılışlar, kokteyller, davetler sürekli bir şeyler var. Ayrıca çok güzel, hem ağız tadımıza hem de göz zevkimize hitap eden Restoranlar var. Kısacası Ankara’yı seviyorum diyebilirim…

– Ankara Genç İşadamları Derneği (ANGİAD), Bilkent Üniversitesi Mezunlar Derneği (BİLMED), gibi STK’ların yönetim kurullarında birtakım sosyal, kültürel ve iş dünyası ile ilgili faaliyetlerine devam ediyorsunuz. Bu yoğun tempo sizi yormuyor mu?
İnsanlar keyif aldıkları işi yaptıklarında yorulmuyorlar. Ben bu yaşıma kadar bunu gördüm ve tecrübe ettim. Bende bu STK’larda bulunmaktan, üyelerle vakit geçirmekten, dostluklar kurmaktan, ziyaretler yapmaktan, projeler üretmekten büyük keyif alıyorum.O yüzden bu faaliyetler benim için yorgunluktan ziyade bir yaşam ve motivasyon kaynağıdır.

– Sivil Toplum Kuruluşları sizin için ne ifade etmektedir?
Bu tür örgütlenmelerin, sosyalleşme açısından hayati önem taşımaktadır “STK’lar birer aile gibidir, bir üyemizin her hangi bir sorunu olduğunda, onun yanında yer alırız. Bu açıdan bakıldığında, sivil toplum kuruluşunda yer almayı, yol arkadaşlığı olarak görmekteyim. İş hayatında veya sosyal hayatta bir yerlere gelmek istiyorsanız bu yol arkadaşlarına ihtiyaçlarınız vardır. Bu dernekler, vakıflar bunu sağlamaktadır. Birlikten güç doğar, her toplum katmanında bulunan kendisine uygun bir Sivil Toplum Kuruluşlarında yer almayı tavsiye ediyorum.

– Türkiye’de girişimci olmak için sermaye mi? Yoksa fikir mi daha önemlidir? Başarılı bir girişimci olabilmek için neler gerekli?
Girişimci olabilmenin en önemli olmazsa olmazı özgün bir fikre sahip olabilmektir. Başkaları tarafından düşünülmemiş, düşünülse bile uygulaması yapılmamış bir fikri bulmak ve onu işlemektir. Ekonomide nasıl emek sermaye ilişkisi varsa girişimcilik konusunda da özgün bir fikir ile sermaye arasında bir ilişki vardır. Nasıl sermaye emeğe, emekte sermayeye muhtaçsa her özgün fikirde kapitale yani sermayeye ihtiyaç duyar. Fikir her sürecin başlangıcıdır. Fikir olmadan iş modeli, iş modeli olmadan da ürün ortaya çıkamaz. Fakat fikri icra etmek adına, üretim sürecinden fikrin nihai tüketiciye ulaşma noktasına kadar sermayeye ihtiyaç vardır. Başarılı bir girişimci olabilmek için önce öncelikle özgün bir karaktere ve en önemlisi cesarete ihtiyaç vardır. Girişimciler fikirleri doğrultusunda, ilk yıllarda para kazanamayabilirler. Para kazanmak amacıyla çıkılan bir yolculuğun sonu sadece ve sadece hüsrandır. Az kazanıyım ama param gününde yatsın, maaşlı işim olsun benim olsun gibi düşüncelere sahip bir kişi girişimci olamaz. Girişimcilik risk alabilmek ve hedefi doğrultusunda karşısına çıkacak her zorlukta yılmamayı bilmektir.

– STK’ lar dışında iş hayatınızda edindiğiniz amaçlar nelerdir?
Özellikle ANGİAD ve diğer STK’lar bir amaç değil sadece birer araçtır. Başarıya ulaşabilmek için çıkmanız gereken basamaklardan biridir. Benim iş hayatındaki amacım para kazanmanın yanı sıra ömrüm boyunca itibarımdan ödün vermeden çalışıp, başarıyı yakalamak ve ardından ulaştığım noktada kalabilmektir.

– Mekanları değerlendirme ilgisi nasıl başladı?
Açıkcası gezmeyi, eğlenmeyi sevmemin yanı sıra iyi de bir gözlemci olduğumdan dolayı birkaç arkadaşımın bana; neden bunları kağıda dökmüyorsun? Şeklinde yönlendirmeleri oldu. Bende bu cesaretle birkaç deneme yazısı yazdım. Hem mekanların hem de okurların yoğun ilgisiyle karşılaştım. Böylece benim için çok keyifli bir hobi haline geldi.

– Mekanlarda dikkat ettiğiniz unsurlar nelerdir?
İlk olarak karşılama çok önemli bence. Güleryüzlü bir ‘’hoşgeldiniz’’ beklerim öncelikle. Ardından mekanın ferahlığı, temizliği, garsonların ilgisi, müzik, havalandırma, oturma düzeni, menü ve lezzet kalitesi en önemli unsurlardır. Eğer ahçı ve barmen iyiyse mekan işin % 50 ‘sini başarmış demektir. Devamında yukarıda saydığım diğer unsurlar devreye girer. Son olarak ta eğer az da olsa kendimi özel hissetmemi sağlamışlarsa mekan benim için sınıfı geçmiş demektir.

– Hayatta öğrendiğiniz en önemli şey?
İnsanları iyi günümde değil kötü günümdeki davranışlarına göre değerlendirmek.

– Moda ve siz nasıl bir ikilisiniz?
Moda’yı belli ölçülerde takip ederim. Sırf Moda diye bana yakışmayan bir kıyafeti almam, benim belli bir stilim var, bu stil çerçevesinde moda’yı takip ederim.

– Genel anlamda ‘’ Hayata Bakışınız’’ dersek bize neler söyleyebilirsiniz?
Ben hayatın tüm zorluklarına rağmen, bardağın dolu kısmına bakmaya çalışan yapımla, elimdekilerden keyif almaya çalışıyorum. Mümkün olduğu kadar insanlarla kaynaşarak, konuşarak üzerimde oluşan negatif enerjiden kurtuluyorum. Herkese de bunu tavsiye ediyorum. Gerçekten hayat çok kısa ve inanılmaz bir süratle elimizin altından kayıp gidiyor.

– Son olarak okuyucularımıza, Ankara’da yaşayan genç işadamlarına ve üst düzey yöneticilere neler söylemek istersiniz?
Genç işadamı ve üst düzey yöneticilerine tavsiyem odur ki; Artık iş hayatında başarılı olmanız için her gün değişebilen dinamikleri çok yakından takip etmeniz çok önemlidir. Ekonomik konjonktür, piyasaların geçmişe oranla hacmi ve özellikle teknolojinin geldiği noktaya bakarsanız zaten bu önem kendiliğinden ortaya çıkıyor. İyi bir ekibiniz ve yol arkadaşlarınız olması gerekiyor. ‘’Başarı asla tesadüf değildir ve yalnız kazanılmaz.’’
Başarıya ulaşabileceğiniz gibi istenmeyen sonuçlarla da karşılaşabilirsiniz. Bunlara hazırlıklı olmak ve asla vazgeçmemek gerekir. Her gün yeniden başlayabilmek ve inancı asla yitirmemek gereklidir.